7 Ağustos 2013 - 06:05
News ID: 449564
Cumhurbaşkanı Ruhani göreve başladıktan sonra düzenlediği ilk basın toplantısında yerli ve yabancı gazetecilerin soruların cevapladı.
Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Basın toplantısının başında Ruhani basın mensuplarına son iki ayda İran milletinin zaferlerini ve sevinçlerini yansıttıkları için teşekkür etti.
Ruhani ayrıca şimdiden İslam âleminin Ramazan bayramını kutladı ve bugünün hayırlara vesile olmasını diledi.
Hükümetinin yasalara saygılı ve ahlak eksenli olacağını belirten Ruhani, ahlak ve kanun, hükümetin izlediği itidalli çizginin temelleri olacağını vurguladı.
Ruhani son cumhurbaşkanlığı seçimleri İran’da ne denli büyük ve muazzam bir sosyal ve duygusal sermaye ve bağ bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
11. hükümetin bölgede Arap ülkeleri ile ilişkilerinin geleceği ile ilgili bir soruya cevap veren Ruhani, yeni hükümetin komşular ve bölge ülkeleri ile ilişkilere öncelik verdiğini belirtti. Ruhani bu yüzden yeni hükümetin gündeminde komşularla ilişkileri geliştirme yer alacağını vurguladı.
Beyaz sarayın İran aleyhinde bildiri yayınlaması ve yine yeni yaptırım kararları almasına işaret eden Ruhani, bu bildiri Amerika yönetiminin hala İran gerçeklerinden, seçimlerden ve İran milletinin verdiği mesajdan doğru dürüstü bir algılaması olmadığını gösterdiğini belirtti.
İran'ın nükleer konusundaki tavrının aynı şekilde sürdürüleceğini belirten Ruhani, "İran halkının barışçıl nükleer faaliyet hakkını savunacağız. Ama aynı zamanda ciddi ve yapıcı müzakerelere de her zaman açığız. Eğer müzakerenin karşı tarafı da buna hazır olursa iki tarafın da endişeleri giderilerek en kısa zamanda çözüm yolu bulunacağına emin olunuz" diye konuştu.
"Batının İran'ın açık mesajını anlamadığına ihtimal vermiyorum. Aynı şekilde yaptırımlarla bir yere varabileceklerine inandıklarını da düşünmüyorum" diyen Ruhani, "İran cumhurbaşkanı olarak, ülkemin halkının çıkarlarını koruyarak ve aynı zamanda karşılıklı endişeleri bertaraf ederek bu sorunları çözebilecek ciddi siyasi iradeye sahip olduğunu ilan ediyorum. Karşı tarafın da aynı iradeye sahip olduğunu ümit ediyoruz" ifadesini kullandı.
Müzakerelerde şimdiye kadar bir sonuç elde edilememesinin nedenlerinden birini ABD'nin ikili oynaması olarak değerlendiren Ruhani, "ABD Başkanı bir şey, kongresi başka bir şey söylerse bir sonuca varmak mümkün olmaz" açılamasında bulundu.
Ruhani bir başka gazetecinin New York ziyaretinde ABD Başkanı Obama ile görüşüp görüşmeyeceği sorusu üzerine, "Henüz New York'a gitme kararı almış değilim. Bu seyahati inceleme aşamasındayız. Ama şunu belirteyim ki, önemli olan milli menfaatlerimizdir ve gerisi teferruattır. Milletimin çıkarları için uygun zeminler oluşturulduğu takdirde tüm ülkelerle diyaloğa açığım. Bu zemin elbette ki iyi niyet, karşılıklı saygı ve eşit şartlarda diyalog ortamıdır. Bakış açımız gerçekçi olmalı. Tehdit diliyle değil diyalog diliyle konuşmalıyız. Tehdit ederek amaçlarına ulaşmak isteyenler hataya düşecektir.
Kendileri de çok iyi biliyor ki yaptırım uygulamak için öne sürdükleri 'İran'ın nükleer silah üretmesini engellemek' bahanesinin hiçbir aslı ve delili yoktur. Ve halkımız da yaptırımların baskısı karşısında direndiklerini ve direneceklerini kanıtlamıştır. Biz halkımızın ekonomik sıkıntılarını gidermek için ciddi müzakerelere başlayacağız ama bu elimizi birleştirip karşı taraftan olumlu ya da olumsuz bir cevap bekleyeceğimiz anlamına gelmiyor. Ekonomiyi iyileştirmek için hazırladığımız programlarımızı ivedilikle uygulamaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu.
"Suriye'de dış müdahaleye karşıyız"
Ruhani, ülkesinin Suriye politikasını devam ettireceklerini de belirterek şunları kaydetti, "Suriye'de siyasi çözümden başka bir yol olduğuna inanmıyoruz. Ve dış müdahalelere kesinlikle karşıyız. Suriye'de demokratik seçimlere gidilerek ülkenin geleceği halkın talepleri ile belirlenmelidir. Bizim bölge ve komşu ülkeleri olarak görevimiz, İran, Türkiye ve diğer bölge ülkeleri olarak Suriye'deki bu sürecin en kısa zamanda atlatılması için işbirliği içerisinde çalışmamız, dış müdahaleye ve ülkedeki gruplara silah yardımına karşı olmamızdır."